Teknoloji'nin Kalbi Burada Atıyor.

iPhone en sonunda Türkiye’de

Yılın en çok konuşulan mobil cihazı iPhone 3G, Türk tüketicisiyle nihayet buluştu.

 

 

 

 

 

Devamını oku...
 
OSMANLI'DA PARA ( AKCE )
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 3
ZayıfEn iyi 
 Osmanli Devletinin ilk zamanlarindan itbaren bastirilan ve kullanilan gümüs para birimi. Ilk sikkede gümüsten imal edildigi için Ak (beyaz, temiz, parlak) para manasinda akçe denilmistir. Ayrica Ak kelimesi müsbet yönde bir manaya sahiptir. 'Alni ak' gibi. Nitekim renginden dolayi altina kizil ve sari denildigi bilinmektedir. 'Ak akçe kara gün içindir' atasözü de bu paranin beyaz gümüsten imal edildigini ifade ettigi gibi, geçerliligini de belirtmektedir. Ilk zamanlar gümüs para manasinda kullanilan akçe on besinci yüzyildan sonra umûmî mânâda Osmanli parasi karsiligi olarak kullanilmistir. Osmanli para birimi olan Akçe-i Osman! adiyla kullanildigi gibi, pâdisâhlarin zamanlarina göre degisik isimler almistir. Bu para Osmanlilara mahsus olup, Selçuklu ve diger islâm devletlerinin paralariyla ilgisi yoktur, ilk akçe, doksan ayar gümüsten olup, alti kirat 1,154 gram agirliginda idi. Zamanla ayari düsük ve degisik agirlikta akçeler de basilmistir. Umûmî olarak bir yüzünde "La ilahe illallah Muhammedün resûlullah" ibaresiyle bu ibarenin dört tarafinda Peygamber efendimizin dört halîfesinin ismi, diger yüzünde de parayi bastiran pâdisâhin ismi, basilis yeri, târihi ve Osmanlilarin mensûb olduklari Kayi boyunun damgasi bulunurdu. Onbesinci asirdan itibaren para mânâsinda kullanilan akçeye; Lala Yürgûç akçesi, avariz akçesi, geçer akçe, kalp akçe gibi çesitli adlar verilmistir. Ayrica deger düsüsü neticesinde; zilyûf akçe, kirpik akçe, kizil akçe, çil akçe adlarini da almistir. Çürük akçe deyimi ile kullanilan para ise bakir sikkeyi ifâde etmektedir.
Devamını oku...
 
Okyanus Küresel ısınma fotoğrafları
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 4
ZayıfEn iyi 
 
Çatalhöyük

 
 

Çatalhöyük, Konya'nın Çumra İlçesi sınırlarında olup, ilçenin 10 km . doğusunda yer almaktadır.

Höyük, farklı yükseklikte iki tepe düzü olan bir tepe şeklindedir. Bu iki yükseltisi nedeniyle çatal

sıfatını almıştır. Çatalhöyük 1958 yılında J. Mellaart tarafından keşfedilmiş, 1961-1963 ve 1965

yıllarında kazısı yapılmıştır. Yüksek tepenin batı yamacında yapılan araştırmalar neticesinde, 13

yapı katı açığa çıkarılmıştır.  En erken yerleşim katı (1) ise M.Ö. 5500 yıllarına tarihlenmektedir.

Stil kritiği yolu ile yapılan bu tarihleme, C 14 metodu ile de doğrulanmış bulunmaktadır. İlk

yerleşme, ilk ev mimarisi ve ilk kutsal yapılara ait özgün buluntuları ile insanlık tarihine http://huntzinger.celeonet.fr/college/IMG/jpg/doc_catal_hoyuk_reduite.jpg
 

ışık tutan bir merkezdir.

Çatalhöyük'teki yerleşimin, yani şehirciliğin en iyi bilinen dönemi 7. ve 11. katlardadır. Dörtgen

duvarlı evlerin duvarları birbirine bitişiktir. Ortak duvar yoktur, her evin kendi müstakil duvarı

vardır. Evler ayrı ayrı planlanmış ve ihtiyaç duyulunca yanına başka bir ev yapılmıştır. Evlerin

bitişik duvarları nedeniyle şehirde sokaklar mevcut değildir. Ulaşım düz damlar üzerinden

olmaktadır. Şehri sınırlayan ve koruyan sur duvarları niteliğinde herhangi bir buluntuya

rastlanmamıştır. Bina yapımında kullanılan malzeme kerpiç, ağaç ve kamıştır. Evlerin temel

derinlikleri azdır. Duvarlar arasında ağaç dikmeler vardır. Bu dikmeler üzerine gelen kirişler

düz tavanı taşımaktadır. Tavan üst örtüsü kamış üzerine sıkıştırılmış kil topraktır. Evler tek

katlı olup, eve giriş damda açılan bir delikten merdivenle olmaktadır. Her ev bir oda ve bir

depodan oluşur. Odaların içinde dörtgen ocaklar, duvarların ön kısımlarında taban döşemesinden yüksekliği 10- 30 cm . arasında değişen sekiler ve duvar içinde dörtgen nişler bulunmaktadır.

Duvarlar sıvalıdır, sıva üzeri beyaza boyandıktan sonra sarı, kırmızı ve siyah tonlarda resimler yapılmıştır. Kutsal odalar diğer odalara nazaran daha büyüktür. Bu evlerin içindeki duvar resimleri yanında ise orijinal boğa başı, koç başı ve geyik başlarının sıkıştırılmış kil ile konserve edilmiş

trofeleri duvarlara aplike edilmiştir. Bunların yanında rölyef halinde insan figürleri ile hayvan

figürleri de görünmektedir. Çatalhöyük'te duvar resimleri en erken 10. en geç 11. tabakada bulunmuştur. En güzel ve gelişmişleri ise 7. ve 5. tabakalara aittir. Bu resimler paleolitik insanın mağara duvarlarına yaptığı resimlerin bir gelenek olarak devamıdır. İnanç olarak avın bereketi

için yapılan resimlerdir. Geç döneme doğru duvar resimlerinde ev sahnelerinin azaldığı ve kuş

motifleri ile geometrik desenlerin ortaya çıktığı görülür.


Devamını oku...
 
Santral Zehir Saçıyor
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 2
ZayıfEn iyi 

 Yatağan Termik Santralı'nda arıtma sistemlerinin devreye girmesiyle vatandaşlar zehirli hava solumaktan kurtulurken, santral atıkları ve kül dağlarının yeraltı sularını zehirlediği ortaya çıktı. Santral çevresinde araştırma yapan Muğla Üniversitesi Çevre Sorunları Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Ahmet Balcı, santralın sadece su ve hava kirliliği yaratmadığını belirterek, dikkatleri yeraltına çekti. Balcı, 'Yatağan bölgesinden aldığımız yeraltı su örneklerinde yaptığımız analizlerde standartları aşan ağır metallere rastladık' dedi.

 
Devamını oku...
 
Diğer Makaleler...
<< Başlat < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>

Sayfa 1 > 50

Giriş Formu



Şuanda 14 konuk çevrimiçi

Piyasalar

Visitorcounter

Today10
Yesterday68
Week468
Month272
All44354